Sosyal Yapı

Doğası, mesire alanları ile meşhur Beykoz son iki yüz yılda bir sanayi havzası haline geldi. 19.Yüzyıl’ın başlarına kadar güzellikleri, sessizliği ve yeşillikleriyle anlatılarda önemli bir mesire yeri olarak yer alan Beykoz ve çevresi Tanzimat sonrası devlet eliyle başlatılan sanayileşme çabalarının görünürlük kazandığı ilk mekânlardan birisi oldu. Cumhuriyet döneminde de devam eden hızlı sanayileşme sonrası kurulan fabrikalar sonucunda Beykoz Anadolunun farklı noktalardan özellikle Karadeniz'den yoğun olarak göç alan adeta bir işçi şehrine dönüşmüştür.

2000'li yıllar ile birlikte şehrin daha içinde kalan fabrikaların kapanma ve taşınma süreci başlar. Beykoz günümüzde emekli nüfusuyla konut, tarihi, korunan doğası ve vizyon projelerimizle turizm, yatırımlarla sağlık ve açılan 5 üniversitesi ile eğitim bölgesi olarak tanımlanmaya başlamıştır.

Karadeniz Bölgesi illerindeki nüfus ağırlıklı olmak üzere İç Anadolu ve Doğu'dan gelen vatandaşlarımız örf adet ve geleneklerini çeşitli kültürel kimliklerini koruyarak kardeşlikleriyle adeta Türkiyemizin bir özetini yansıtmaktadır.